bilgi@ekremkilavuz.com +90 530 324 91 41

ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SİGORTALILIĞI HANGİ KAYIT VE BELGELERE GÖRE NE ZAMAN SONA ERER?

   

I- GİRİŞ

 

5510 sayılı Sosyal Güvenlik Reform Yasası’nın 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi gereği, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları zorunlu olarak 5510 sayılı Yasa kapsamında 4/b sigortalısı sayılmışlardır. 5510 sayılı Kanun’da ve bu Kanun’a ilişkin olarak çıkarılan yönetmelik, tebliğ ve genelge gibi ikincil mevzuatlarda, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıklarının, ‘yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten itibaren sona erdirileceği’ hüküm altına alınmıştır.

 

5510 sayılı Kanun ve bu Kanunla ilgili ikincil mevzuatlarda, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılıklarının hangi kayıt ve belgelere göre  ne zaman sona erdirileceği konusunda detaylı bir bilgi yer almadığı için, bu çalışmamızda bu konuyu açıklamaya çalışacağız.

 

II- A.Ş. YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNİN SONA ERMESİYLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR

 

Anonim şirketler tüzel kişiliği olan sermaye şirketleridir. Anonim şirketlerde yönetim kurulu ise, şirketin yürütme, yönetim ve temsilini sağlayan zorunlu bir organdır. Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin 5510 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu sigortalılıklarının sona ermesi, bu kişilerin ‘yönetim kurulu üyesi’ şeklindeki görev veya sıfatlarının ortadan kalkmasıyla mümkün olduğu için, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin üyeliklerinin sona erme şekillerinden belli başlı olanlarını izah edelim.

 

A- ÜYELİĞİN KENDİLİĞİNDEN SONA ERMESİ

 

Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 315. maddesine göre anonim şirket yönetim kurulu üyeliği; üyenin istifa etmesi, temyiz kudretini kaybetmesi (kısıtlanması), ağır hapis cezasına mahkûm olması, yüz kızartıcı suçlardan olan; sahtekârlık, güveni kötüye kullanma, hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyet alması veya üyelik için gerekli yasal nitelikleri kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer. TTK’nın 315. maddesi kapsamındaki bir suçtan dolayı yönetim kurulu üyeliğinin sona erebilmesi için, söz konusu suça ilişkin mahkûmiyet kararının kesinleşmesi gerekmekte ise de, anonim şirketin genel kurulu mahkûmiyet kararının kesinleşmesini beklemeden üyeyi görevden alabilir. Anonim şirket yönetim kurulu üyeliğinin kendiliğinden sona erme şekillerinden biri de, ‘süreli’ seçilen üyenin görev süresinin dolmasıyla birlikte üyelik sıfatının da kendiliğinden sona ermesidir. Bu durumlarda, üyenin görev süresinin başlangıcının belirlenmesinde, tescil veya genel kurul karar tarihinin esas alınması gerekmektedir.

 

B- ÜYELİĞİN İSTİFA İLE SONA ERMESİ

 

Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, herhangi bir sebeple (uyumsuzluk, sağlık sorunu, şahsi durum vb.) her zaman istifa ederek bu görevlerinden ayrılabilirler. Yönetim kurulu üyeliği zorunlu bir görev değildir. İstifanın yapılmasına dair herhangi bir şekil şartı olmamakla birlikte yazılı yapılması önerilmektedir.

 

C- ÜYELİĞİN AZİL İLE SONA ERMESİ

 

Anonim şirket genel kurulu, başarısızlıktan, temsil kabiliyetinden yoksunluktan, şirketin daha iyi yönetilmesini sağlamak amacıyla ya da hiçbir sebep göstermeksizin yönetim kurulu üyesini azledebilir. Üyelikten azledilen yönetim kurulu üyesi için            genel kurulca gerekçe gösterilme zorunluluğu olmadığı gibi azledilen üyenin de tazminat isteme hakkı bulunmamaktadır.

 

D- ÜYELİĞİN İFLAS İLE SONA ERİP ERMEYECEĞİ

 

Anonim şirket ortaklığı hakkında iflas açılmış olsa bile, şirketin yönetimiyle ilgili işlerin yürütülmesi için yönetim kurulunun varlığı gerekmektedir. Bu bakımdan, anonim şirket hakkında iflas açılırsa, ortaklık fesih ve infisah halinde olsa bile yönetim kurulu üyeliği sona ermez. (TTK md. 440) Ancak, anonim şirket ortaklığının iflas, fesih ve infisah durumlarında, yönetim kurulu üyelerinin yönetim ve temsil yetkisi veya hakkı, tasfiye için zorunlu bulunan ve fakat nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlerle sınırlı olmaktadır.

 

III-A.Ş. YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SİGORTALILIKLARININ SONA ERMESİ

 

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi olmanın en belirgin şartı pay sahibi ve gerçek kişi olmaktır. Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri asıl olarak genel kurul tarafından üç yıllığına seçilmektedirler.

 

Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyelikleri yazımızın ‘II’ numaralı başlığında belirttiğimiz nedenlerle, yani; üyeliği kendiliğinden, istifa ve azil ile sona eren kişilerle ilgili şirket yönetim kurulunda karar alınmaktadır. Alınan bu karar bir sonraki ya da başka bir söylemle en yakın genel kurulda görüşülmektedir. Genel kurulda yapılan görüşme ve değerlendirme neticesinde, yönetim kurulu üyeliği sona eren kişinin üyeliğinin sona erme işlemi kesin olarak karara bağlanmaktadır. Genel kurul görüşmesinin ardından, şirket yetkilileri genel kurul tutanağı ve ilgili şahsın yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığına dair bir yazı ile üyeliğin sona erdiğini tescil ve ilan ettirmek için, bulunulan yerdeki ticaret sicil müdürlüğüne başvurmaktadır.

 

Ticaret sicil müdürlüğü de, genel kurul tutanağındaki bilgilere ve yönetim kurulu kararına istinaden, yönetim kurulu üyeliği sona eren şahsın ticaret sicile ‘sona erme’ tescilini yapmakta ve akabinde ticaret sicil gazetesinde bu üyelik sona eriş işlemini ilan ettirmektedir.

 

Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeliklerinin her ne sebeple olursa olsun kaybedilmesinde ve sona ermesinde, TTK’nın 37, 39, 289, 300 ve 308. maddeleri uyarınca tescil ve ilanı zorunludur. Her ne kadar tescil ve ilân kurucu nitelik taşımasa da, bu durumdan haberdar olmayan üçüncü kişilere karşı ancak tescil ve ilân edilmiş olması durumunda ileri sürülebilmektedir.

 

Sosyal Güvenlik Kurumu, anonim şirket yönetim kurulu üyeliği sona eren kişilerin 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılıklarını sona erdirirken, TTK’daki hükümleri ve yönetim kurulu üyelerinin üyeliğinin sona ermesiyle ilgili mevzuatı göz önünde bulundurarak, genel kurul tutanakları ve ticaret sicil kayıtlarını ilgililerden istemeli ve kişinin ticaret sicildeki kaydının sona eriş tarihinden itibaren sigortalılığını sona erdirmelidir.

 

Çünkü, kişilerin yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiğinin şirket dışındaki üçüncü kişilere ve SGK’ya karşı göstergesi, ticaret sicile tescil ve ilan ile olmaktadır. Kaldı ki, SGK tarafından yönetim kurulu üyeliği sona eren kişilerle ilgili ticaret sicil müdürlüklerine yazı yazıldığında, kişinin genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyeliği sona ermiş ancak bu sona erme işlemi ticaret sicile tescil ettirilmemişse, ticaret sicil müdürlükleri tarafından ilgili kişinin yönetim kurulu üyeliğinin devam ettiği şeklinde SGK’ya cevabi yazılar yazılmaktadır.

 

Bu itibarla, yönetim kurulu üyeliği sona eren kişilerin, üyeliklerinin sona erme işlemlerinin SGK sigortalılıkları açısından bir anlam ifade etmesini istiyorlarsa, mutlaka üyelikten ayrılma durumlarını ticaret sicile tescil ettirmelerini önemle tavsiye ediyoruz.

 

IV- ÜYELİKLE BİRLİKTE HİSSESİNİ DE DEVREDENLERİN SİGORTALILIKLARININ SONA ERMESİ

 

Bilindiği üzere, anonim şirkete ancak pay (hisse) sahibi gerçek kişiler yönetim kurulu üyesi olabilirler. Buna göre, bir anonim şirkete yönetim kurulu üyesi olan kişi, yönetim kurulu üyeliğiyle birlikte şirketteki hissesini de devrederse bu durumda sigortalılığı nasıl sona erdirilecektir?

 

Bilindiği üzere, Türk Ticaret Kanunu’nun 520. maddesinde; ‘Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder.’ şeklindeki hükümden de anlaşılacağı üzere, hisse devrinin şirket açısından hüküm ifade edebilmesi için, şirkete bildirilmesi ve pay defterine kayıt edilmesi yasal bir zorunluluktur. Ancak, her ne kadar şirket payının devri işlemi, ticaret siciline tescil ile tamamlansa da, Türk Ticaret Kanunu’nun şirketteki hisse devirleriyle ilgili hükümlerini düzenleyen 520. maddesinde, devrin ticaret sicile işlenmesi gerektiğine yönelik bir hüküm ya da zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeliklerinin sona ermesinde, TTK’nın 37, 39, 289, 300 ve 308. maddeleri uyarınca ticaret sicile tescil ve ilanı zorunludur.

 

Bu hususlar göz önünde bulundurularak, anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olan bir kişi aynı zamanda şirketteki hissesini de devretmişse, bu kişinin 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/b sigortalılığı sona erdirilirken, bu durumda olan bir kişiden yalnızca genel kurul karar tutanakları ve ticaret sicil kaydı istenilmeli ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı tarih ticaret siciline ne zaman işlenilmişse, o tarih itibariyle 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı sona erdirilmelidir. Çünkü, anonim şirketlerin hissedarları 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/b sigortalısı olamazlar. Dolaysıyla, anonim şirketteki yönetim kurulu üyesinin 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı, şirketteki pay sahipliğinden değil, yönetim kurulu üyeliği görev ve sıfatından dolayıdır.

 

Bu itibarla, anonim şirkette yönetim kurulu üyesi olan bir kişi, şirketteki yönetim kurulu üyeliğiyle birlikte hisselerini de devrederse, SGK tarafından bu kişiden; hisse devrine ilişkin alınan ortaklar kurulu kararı, hissenin devrine ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesi ve devrin pay defterine işlendiği sayfanın birer suretleri istenilse bile, sigortalılığı ticaret sicildeki kaydın sona eriş tarihi itibariyle sona erdirilmelidir. Üstte de belirttiğimiz gibi bu durumdaki bir kişinin sigortalılığı anonim şirketteki hissesinden dolayı değil, yönetim kurulu üyeliğinden dolayı yapılmaktadır.

 

V- SONUÇ

 

Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyeleri, 5510 sayılı Kanun kapsamında zorunlu olarak 4/b sigortalısıdırlar. 5510 sayılı Kanun’da ve ikincil mevzuatlarında, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin sigortalılıklarının ‘görevlerinin bittiği tarihte sona ereceği’ ibaresinden başka bir açıklayıcı ifade bulunmamaktadır. Bu nedenle bir çok SGK İl Müdürlüğü, anonim şirketlerin sigortalılıklarını hiç gereği olmayan kayıt ve belgelere göre, hatta ticaret ve sanayi odası kayıtlarına göre bile sona erdirmektedirler. Uygulama birliği sağlanması açısından SGK tarafından bir an evvel bu konuda açıklayıcı bir düzenlemenin yapılması zorunlu hale gelmiştir.

 

Ancak, tarafımızca yapılan araştırma, inceleme ve tetkikler ile eski Bağ-Kur uygulamalarını da dikkate alarak, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin sigortalılıklarının hangi nedenle olursa olsun, sona erdirilmesinde mutlaka ticaret sicil kayıtlarının esas alınması gerekmektedir. Çünkü, TTK’nın 37, 39, 289, 300 ve 308. maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyeliğinden ayrılanlar bu durumlarını mutlaka ticaret sicile tescil ve ilan ettirmek zorundadırlar.

   

Yazar:Derda AKCAN*

 

E-Yaklaşım / Eylül 2010 / Sayı: 213

 

_____________________________

 

(*)    SGK Uzmanı