bilgi@ekremkilavuz.com +90 530 324 91 41

1- GİRİŞ  

Bilindiği üzere ticari taksi işletmeciliği, belli bir il sınırları içinde bedel karşılığında binek otomobil ile yolcu taşıma işidir. Ticari taksi işletmeciliği faaliyetle uğraşabilmek için özel olarak verilen ‘ticari taksi plakası’na sahip olmak gerekmektedir.

 

Her ne kadar ticari taksiler insan nüfusunun artmasına paralel olarak her geçen gün artsa da sayıları sınırlı tutulmuştur. Zira piyasaya yeni plaka çıkarılması 86/10553 sayılı ‘Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Karar’ konulu Bakanlar Kurulu Kararı(1) gereği İçişleri Bakanlığı’nın onayına tabi tutulmuştur.

 

Ticari taksi plakalarının sınırlı sayıda olması ticari taksi işletmeciliği faaliyetini çok kazandıran bir iş kolu haline getirmiştir. Bunun sonucunda da ticari taksi işletmeciliği faaliyetinde bulunabilmek için gerekli olan ‘ticari taksi plakası’nın satışı ve kiralanması da oldukça kolay ve kazançlı bir hal almıştır.

 

Bizde bu makale ile ticari taksi işletmeciliği faaliyetinde bulunabilmek için gerekli olan ‘ticari taksi plakası’nın devir ve kiralanması işleminin vergisel boyutunu açıklamaya çalışacağız.

   

II- TİCARİ TAKSİ PLAKA SATIŞINDAN ELDE EDİLEN KAZANCIN VERGİLENDİRİLMESİ

 

Öncelikle ‘ticari taksi plakası’nın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun(2) 70. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı olan ‘işletme hakkı’ kapsamında olduğunu söylemek gerekmektedir. Zira sahip olunan ‘ticari taksi plakası’ sahibine veya bu plakayı kiralayan kişiye ticari taksi işletmeciliği faaliyetinde bulunulabilmesine olanak sağlamaktadır.

 

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun(3)269. maddesinde gayrimaddi hakların gayrimenkul gibi değerleneceği hüküm altına alındığından gayrimaddihak kapsamında olan ‘ticari taksi plakası’ da gayrimenkuller gibi değerlenecek ve amortismana tabi tutulacaktır. Bir diğer ifadeyle işletmesinde ‘ticari taksi plakası’ bulunan mükellefler bu plakayı amortismana tabi iktisadi kıymet olarak envanter defterlerine kaydederek, amortisman yoluyla gider yazabileceklerdir.

 

Ticari taksi plaka satışından elde edilen kazancın vergilendirilmesinde ticari taksi işleten mükellefin gerçek usulde mi yoksa basit usulde mi vergilendiği önem arz etmektedir. Bu nedenle konuyu her iki mükellef grubu için ayrı ayrı değerlendireceğiz.

 

A- GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLEN TİCARİ TAKSİ İŞLETEN MÜKELLEFLERİN PLAKA SATIŞI

 

Bahsettiğimiz üzere ‘ticari taksi plakası’nın niteliği gayri maddi haktır ve gayrimaddi haklarda amortismana tabi iktisadi kıymet sayılmaktadır.

 

Vergi Usul Kanunu’nun ‘Amortismana Tabi Malların Satılması’ başlıklı 328. maddesinde Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kâr ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler bu farkı defterlerinde hasılat veya gider kaydederler. hükmü yer almaktadır.

 

Bu hüküm karşısında gerçek usulde vergilendirilen ticari taksi işleten mükellefler tarafından yapılan ‘ticari taksi plakası’ satışının herhangi bir amortismana tabi iktisadi kıymet satışından farkı olmayacak ve bu satıştan elde edilen kazanç yasal defterlere gelir kaydedilerek vergilenecektir.

 

Nitekim İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir Mukteza’da ‘….Gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olmanız sebebiyle, kazancı gerçek usulde tespit edilen işletmenizin aktifinde kayıtlı bulunan ve ticari taksicilik faaliyetinde kullanılan ticari aracınızın ve ticari plakanızın satılmasından elde ettiğiniz kazanç, ticari kazanç olarak değerlendirilecek olup, yıllık ticari kazancınıza dahil edilerek vergilendirilmesi gerekmektedir.’(4) şeklinde açıklamalarda bulunulmuştur.

 

Diğer taraftan 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun(5) 1. maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusuna girdiği belirtildiğinden,  gerçek usulde vergilendirilen ticari taksi işletmeleri tarafından yapılan ‘ticari taksi plakası’ satışı, ticari çerçevede olduğundan katma değer vergisine tabi olacaktır.

 

Gerçek usulde vergilendirilen ticari taksi işleten mükelleflerin ‘ticari taksi plakası’ teslimi nedeniyle düzenleyeceği faturada % 18 oranında katma değer vergisi hesaplanması ve bu vergiyi KDV beyannamesine dahil etmesi gerekmektedir.

 

B- BASİT USULDE VERGİLENDİRİLEN TİCARİ TAKSİ İŞLETEN MÜKELLEFLERİN PLAKA SATIŞI

 

Bilindiği üzere ülkemizde faaliyet gösteren ticari taksi işletmelerinin birçoğu basit usulde vergilenmektedir.

 

215 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ’Nin(6) 32. paragrafında, basit usule tâbi mükelleflerin sabit kıymetlerini gider yazamayacakları ve üzerlerinden amortisman hesaplayamayacakları belirtilmiştir. Dolayısıyla basit usule tâbi mükelleflerin gider yazamadıkları sabit kıymetlerini sattıklarında zamanda elde ettikleri kazançları da gelir yazmamaları gerekir.

 

Bu nedenle basit usule tabi ticari taksi işleten mükelleflerin ‘ticari taksi plakası’ satışları nedeniyle elde ettikleri kazançlar basit usulde vergilenecek kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır. Bir diğer ifadeyle basit usule tâbi ticari taksi işleten mükelleflerin yapmış olukları ‘ticari taksi plakası’ alışları nedeniyle ödemiş oldukları tutarları gider yazamayacakları gibi bu plakaları sattıkları zaman elde ettikleri kazançları da gelir yazamayacaklardır.

 

Dolayısıyla basit usulde vergilendirilen ticari taksi işleten mükelleflerin ‘ticari taksi plakası’ satışları nedeniyle fatura düzenlememeleri gerekmektedir.

 

Nitekim İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir Mukteza’da‘…Basit usulde vergilendirilecek mükellefler gerek hasılatlarını gerekse alış ve giderlerini belgelendirilecekler ve bir hesap dönemi içindeki hasılatları ile bu hasılatlarına esas olan satılan malların alış bedelleri ve bu faaliyetlerine ilişkin diğer giderleri arasındaki müspet fark üzerinden vergilendirileceklerdir. Bu suretle yapılacak hesaplamada mükelleflerin faaliyetleri ile ilgili bulunmakla birlikte evvelce sahip oldukları veya faaliyetlerinin devamı esnasında satın aldıkları amortismana tabi iktisadi kıymet niteliğindeki değerler için yaptıkları harcamalar dikkate alınmayacaktır.

 

Diğer bir ifade ile bu türden değerler (motorlu araç, ticari plaka, dükkan gibi) Vergi Usul Kanunu’na göre amortismana tabi iktisadi kıymet niteliğinde olmasına rağmen, basit usulde ticari kazancın tespitinde gerek gider yönünden, gerekse bunların satışı halinde hasılat bakımından hesaplamaya katılmayacaklardır.

 

Bir diğer deyişle bu tür değerler basit usulde vergilendirilen mükelleflerin bir anlamda şahsi malları olarak kabul edilecektir. Bu hükümlere göre, basit usule tabi mükelleflerin şahsi malı niteliğinde bulunan ve basit usulde kazanç tespitinde hiçbir şekilde dikkate alınmayan amortismana tabi iktisadi kıymet niteliğindeki (taksi, kamyonet, minibüs ve bunların ticari plakaları) mal ve hakların elden çıkarılması halinde hasılattan  maliyet bedeli ve yapılan diğer giderlerin indirilmesi suretiyle bulunacak fark diğer kazanç ve irat olarak vergilendirilecektir.’(7) şeklinde açıklamalarda bulunulmuştur.

 

Muktezadan da anlaşılacağı üzere basit usule tabi ticari taksi işleten mükelleflerin ‘ticari taksi plakası’ satışları nedeniyle elde ettikleri kazançlar basit usulde vergilenecek kazancın tespitinde dikkate alınmasa da tamamen vergiden istisnada edilmemiştir.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80. maddesinin 2. bendinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artışı kazancı olarak vergilendirileceği belirtilmiştir.

 

Ticari taksi işleten mükelleflerin sahip oldukları ‘ticari taksi plaka’larının da Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı haklar kapsamına girdiğinden basit usule tabi ticari taksi işletmelerin ‘ticari taksi plakası’ satışları nedeniyle elde ettikler kazançlar, değer artışı kazancı sayılarak vergilendirilecektir.  

 

Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 81. maddesinde değer artışı kazançları vergilendirilirken, satılan mal veya hakkın satış bedelinden, bu mal veya hakkın maliyet bedelinin indirilmesi gerektiği belirtilmiş maddenin son fıkrasında ise mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsü’nce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edileceği, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olmasının şart olduğu belirtilmiştir.

 

Diğer taraftan 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-a maddesine göre basit usulde vergilendirilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetler KDV’den istisna edildiğinden basit usule tabi ticari taksi işleten mükelleflerin ‘ticari taksi plakası’ satışları nedeniyle fatura düzenlemeyecek ve KDV hesaplamayacaklardır. Ayrıca 72 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin(8) basit usulde vergilendirilen mükelleflerin katma değer vergisi karşısındaki durumu başlıklı bölümünde; Basit usulde vergilendirilen mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymet teslimlerinin katma değer vergisine tabi bulunmadığı da belirtilmiştir.

   

III- TİCARİ TAKSİ PLAKA KİRALAMASINDAN ELDE EDİLEN KAZANCIN VERGİLENDİRİLMESİ

 

Ticari taksi plaka kiralanmasından elde edilen kazancın vergilendirilmesi tıpkı plakaların satışında olduğu gibi kiralama yapan ticari taksi işleten mükellefin gerçek usulde mi yoksa basit usulde mi vergilendiği önem arz etmektedir. Bu nedenle konuyu her iki mükellef grubu için ayrı ayrı değerlendireceğiz.

 

A- GERÇEK USULDE VERGİLENDİRİLEN TİCARİ TAKSİ İŞLETEN MÜKELLEFLERİN PLAKA KİRALAMASI

 

Daha önce de bahsettiğimiz üzere ticari taksi işleten mükelleflerin sahip oldukları ticari taksi plakaları Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı işletme hakkı kapsamına girmektedir.

 

Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde gayrimenkul sermaye iradının tarifi yapıldıktan sonra maddenin devamında aşağıdaki yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu belirtilmiş ve gayrimenkul sermaye iratları madde halinde sıralanmıştır.  Maddenin son paragrafında ise yukarıda yazılı mallar ve haklar ticari veya zirai bir işletmeye dahil bulunduğu takdirde bunların iratları ticari ve zirai kazancın tespitinde müteallik hükümlere göre hesaplanır.’ denilmiştir.

 

Dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen ticari taksi işleten mükellefler tarafından yapılan ticari taksi plakası kiralamasından elde edeceği kazanç gayrimenkul sermaye iradı değil ticari kazanç olacak ve ticari kazanç hükümleri doğrultusunda vergilenecektir.

 

Öte yandan, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrasında tevkifat yapmak zorunda olan kişi ve kurumların(9)Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin 5. bendinin (a) fıkrası gereği 70. maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden % 20 oranında tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır.

 

Ancak 128 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin(10) vergi tevkifatı ve esaslarının açıklanmasına ilişkin 4. maddesinde ‘Herhangi bir işletmenin aktifinde kayıtlı gayrimenkul ve hakların kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelir, Gelir Vergisi Kanunu yönünden ticari kazanç olarak kabul edildiğinden, gayrimenkul sermaye iradı niteliğinde olmayan bu tür ödemelerden vergi tevkifatı yapılmayacaktır.’ şeklinde açıklama yapıldığından yapılacak olan ticari taksi plakası kira ödemesinden herhangi bir tevkifat yapılmayacaktır.

 

Diğer taraftan gerçek usulde vergilendirilen ticari taksi işleten mükellefler tarafından yapılan ‘ticari taksi plakası’ kiralamasından elde edeceği kazanç, ticari kazanç sayıldığından yapılacak olan kiralamadan elde edilen kazanç için fatura düzenlenip KDV hesaplanacağı tabidir.

 

B- BASİT USULDE VERGİLENDİRİLEN TİCARİ TAKSİ İŞLETEN MÜKELLEFLERİN PLAKA KİRALAMASI

 

Basit usule tabi ticari taksi işleten mükelleflerin ‘ticari taksi plakası’ kiralaması tıpkı satışta olduğu gibi ticari kazançla ilişkilendirilmemektedir. Zira daha önce bahsettiğimiz İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 11.05.2005 tarihli muktezadan anlaşılacağı üzere basit usule tabi ticari taksi işleten mükelleflerin sahip oldukları ‘ticari taksi plakaları’ basit usulde vergilendirilen mükelleflerin şahsi malları olarak kabul edilmektedir.

 

Bu nedenle basit usule tabi ticari taksi işletmelerin ‘ticari taksi plakası’ kiralamasından elde edilen kazanç gayrimenkul sermaye iradı sayılacak ve gayrimenkul sermaye iradı hükümleri doğrultusunda vergilenecektir.

 

Ayrıca yapılacak olan ‘ticari taksi plakası’ kiralaması Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi gereği tevkifat yapmak zorunda olan kişi ve kurumlardan birine yapıldığı takdirde aynı Kanun’un 94. maddesinin 5. bendi gereğince yapılacak olan kira ödemesinden %20 oranında vergi tevkifatı yapılması gerekecektir.

 

Diğer taraftan basit usule tabi ticari taksi işleten mükelleflerin ‘ticari taksi plakası’ kiralaması katma değer vergisinin konusuna girmektedir. Zira Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/3-f bendinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin katma değer vergisinin konusuna girdiği belirtilmiştir. Söz konusu madde metninde Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin sürekli veya arizi olarak yapılması bu kiralama işleminin katma değer vergisinin konusuna girmesi bakımından önem arz etmemektedir. Bir diğer ifadeyle  Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri arizi olarak yapılsa dahi KDV’nin konusuna girmektedir. Ayrıca her ne kadar KDV Kanunu’nun 17. maddesinin 4/d bendi ile iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması vergiden istisna edilse de bir hak kiralaması olan ‘ticari taksi plakası’ kiralaması işlemi bu kapsamda olmayacak ve istisnadan yararlanamayacaktır.

 

Dolayısıyla basit usule tabi ticari taksi işletmelerin sahip oldukları ‘ticari taksi plakaları’ kiralamaları halinde elde edilen kira geliri için KDV hesaplayıp, beyan etmeleri gerekmektedir.

 

Ancak KDV mükellefi olmayan bir şahsın (basit usule tabi ticari taksi işleten mükellefin) gayrimenkuller dışındaki mal veya hakkı kiraya vermesi dolayısıyla KDV beyannamesi verir hale gelmesinin teknik güçlerini gören Maliye Bakanlığı 30 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Kanunu Genel Tebliği(11) ile haklarını kiralayan kişilerin gerçek usulde KDV mükellefi olmaması ve kiracıların ise gerçek usulde KDV mükellefi olması halinde hak sahibinin KDV beyannamesi vermemesini, kiracının sorumlu sıfatı ile KDV hesaplamasını öngörmüştür.

   

IV- SONUÇ

 

Ticari taksi işletmeciliği, belli bir il sınırları içinde bedel karşılığında binek otomobil ile yolcu taşıma işidir. Ticari taksi işletmeciliği faaliyeti ile uğraşabilmek için özel olarak verilen ‘ticari taksi plakası’na sahip olmak gerekmektedir. Ticari taksi işletmeciliği faaliyetinde bulunabilmek için gerekli olan ‘ticari taksi plakası’nın satışı ve kiralanması nedeniyle elde edilen kazancın vergilenmesi önem arz etmektedir.  

 

Bizde makalemizde gerek gerçek usulde vergiye tabi gerekse de basit usulde vergiye tabi olan ve ticari taksi işleten mükelleflerin sahip oldukları ‘ticari taksi plaka’sını satmaları ve kiralamaları durumunda elde ettikleri kazançların vergisel boyutunu açıklamaya çalıştık.

   

Yazar: UğurUĞURLU*

 

Yaklaşım / Ekim 2008 / Sayı: 190

   

 

*          Vergi Denetmeni

 

(1)        03.05.1986 tarih ve 19096 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

(2)        06.01.1961 tarih ve 10700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

(3)         10.01.1961 tarih ve 10703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

(4)        İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 20.11.2006 tarih ve 22206  sayılı Muktezası.

 

(5)        02.11.1984 tarih ve 18563 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

(6)        06.12.1988 tarih ve 23545 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

(7)        İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 11.05.2005 tarih ve 6829 sayılı Muktezası.

 

(8)        24.02.1999 tarih ve 23621 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

(9)        Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi gereği tevkifat yapmak zorunda olan kişi ve kurumlar şunlardır; Kamu İdare ve Müesseseleri, İktisadî Kamu Müesseseleri, Sair Kurumlar, Ticaret Şirketleri, İş Ortaklıkları, Dernekler, Vakıflar, Dernek ve Vakıfların İktisadî İşletmeler, Kooperatifler, Yatırım Fonu Yönetenler, Gerçek Gelirlerini Beyan Etmeye Mecbur Olan Ticaret ve Serbest Meslek Erbabı, Zirai Kazançlarını Bilanço veya Ziraî İşletme Hesabı Esasına Göre Tespit Eden Çiftçiler.

 

(10)       31.01.1981 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

(11)      16.12.1988 tarih ve 20021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.