bilgi@ekremkilavuz.com +90 530 324 91 41

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı

(Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü)

Sayı: 50426076-125[8-2018/20-354]-E.87300

Tarih: 12.10.2020

Konu: Şirket müdürü adına yaptırılan hayat sigortası poliçe bedellerinin gider yazılması hk.

İlgi:

İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden, şirketiniz ortağı olan ve aynı zamanda şirket müdürü olarak görev yapan …'a bu iş için aylık net …-TL ücret ödendiği, şirketiniz tarafından şirket müdürü adına "Prim İadeli Hayat Sigortası" yaptırıldığı ancak, sigortalının vefatı durumunda dönülmez lehdar olarak şirketinizin tanımlandığı ve aylık …-TL prim ödemesi yapıldığı belirtilmiş olup, şirketinizce ödenen söz konusu prim iadeli hayat sigortası poliçe bedellerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı husunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki özsermayenin hesap dönemi sonundaki ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu şekilde tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı belirtilmiştir.

Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup anılan maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği hükmüne yer verilmiştir.

Yine aynı Kanunun 61 inci maddesinde, "Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez..." hükmüne yer verilmiştir.

Anılan Kanunun ücretin gerçek safi değerinin tespitinde yapılacak indirimlere ilişkin 63 üncü maddesinin (3) numaralı bendinde, "Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50'si ile ölüm, kaza, sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler (İndirim konusu yapılacak primler toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15'ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan oranları yarısına kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya ve belirtilen haddi, asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.)" hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 23/10/2012 tarih ve GVK-85/2012-7 sayılı Gelir Vergisi Sirkülerinde konu ile ilgili açıklamalara yer verilmiştir.

Öte yandan özelge talep formunda, şirket tarafından şirket müdürü İstikbal Bahtiyar için yaptırılacak olan prim iadeli hayat sigortasından doğacak tüm hakların sigorta ettirenin yani şirketin olduğu, sigortalının vefatı durumunda ise dönülmez lehdar olarak şirketin tanımlandığı belirtilmektedir.

Ayrıca, şirketiniz ile … A.Ş. arasında yapılacak Prim İadeli (Ferdi Kazalı) Hayat Sigortası … Sözleşmesinin "…" başlıklı bölümünün;

- 1.4. maddesinde "Lehdar",

"a) Vefat ve Kaza Sonucu Vefat Teminatı'na bağlı vefat tazminatı ödemesi için Poliçenin Hak Sahipleri Lehdarlar bölümünde belirtilen şahıs ya da şahıslardır.

b) Süre Sonu Prim İadesi Teminatı için Sigorta Ettirendir...",

- 1.9. maddesinde "Sigorta Ettiren",

"Prim ödemek suretiyle sigortalının menfaatini sigortacı nezdinde sigortalayan ve düzenlenen poliçede aynı başlık altında ünvanı belirtilen tüzel kişi ya da adı-soyadı ve medeni hakları kullanma ehliyetine sahip gerçek kişidir."

- 1.11. maddesinde "Sigortalı",

"Başvuru Formunda belirtilen Poliçe için başvurduğu an itibariyle en az on sekiz (18) en çok altmış üç (63) yaşında olan, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan ve poliçede adı geçen Sigortalıdır...."

olarak tanımlanmıştır.

Buna göre, şirketiniz tarafından şirket müdürü … için yaptırılacak olan prim iadeli hayat sigortasının, sigortalı açısından herhangi bir menfaat doğurmadığı anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla, şirketiniz tarafından, şirket müdürü adına ödenecek şahıs sigorta primlerinin, Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesi kapsamında ücret olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili harcamalar Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında safi kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabileceğinden, ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi ile doğrudan illiyet bağı bulunmadığı gibi ücret olarak değerlendirilmesi de mümkün olmayan söz konusu prim iadeli hayat sigortası poliçe bedellerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.